HZ. LUT

Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi. Onu rahmetimize soktuk, çünkü o, salihlerdendi. (Enbiya Suresi, 74-75)

Kuran'da bahsedilen en azgın kavimlerden birisi Hz. Lut'un kavmidir. Bu kavim, ayetlerde bildirildiği gibi, birtakım cinsel sapkınlıklar yaşayan, yol kesen ve saldırganlık yapan bir kavimdir.

 

Lut da; hani kavmine demişti: "Siz gerçekten, sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı 'çirkin bir utanmazlığı' yapıyorsunuz. Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve biraraya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?" Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: "Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah'ın azabını getir" demek oldu. (Ankebut Suresi, 28-29)

 

Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz?"Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz." (Araf Suresi, 80-81)

 

"Siz insanlardan (cinsel arzuyla) erkeklere mi gidiyorsunuz?"Rabbinizin sizler için yaratmış bulunduğu eşlerinizi bırakıyorsunuz. Hayır, siz sınırı çiğneyen bir kavimsiniz." (Şuara Suresi, 165-166)

 

Lut da; hani kavmine demişti ki: "Siz, açıkça gördüğünüz halde, yine de o çirkin utanmazlığı yapacak mısınız? Siz gerçekten, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Hayır, siz (yaptığı şeyi) bilmeyen bir kavimsiniz." (Neml Suresi, 54-55)

 

Hz. Lut, her yönden büyük bir sapkınlık içinde bulunan kavmini Allah için yaşamaya ve güzel ahlaklı olmaya çağırmıştır. İsyankar tutumlarından ve yaptıkları çirkin işlerden vazgeçmek istemeyen kavim ise Hz. Lut'a inatla karşı koymuştur. Ancak kavmin ısrarlı inkarına rağmen Allah'ın tüm resulleri gibi Hz. Lut da kavmini hidayete yöneltebilmek için ciddi bir gayret göstermiş, bu azgın insanların saldırılarından ve attıkları iftiralardan yılmadan onları Allah'ın yoluna çağırmıştır.

Allah'ın yukarıdaki ayetlerinde bildirdiği gibi, Hz. Lut, kavmine yaptıkları çirkinlikleri tarif etmiş ve onları Allah'ın beğendiği temiz bir hayata çağırmıştır. Ancak tarih boyunca birçok inkarcı kavimde olduğu gibi, Hz. Lut'un kavmi de, peygamberlerine itaat etmemişler ve onu doğru yoldan çevirmek amacıyla çeşitli iftiralar atmaya çalışmışlardır.

Büyük bir azgınlık içinde bulunan Lut kavmi, Hz. Lut'u yurtlarından sürüp çıkarmakla tehdit etmiş, peygamberin ve yanındaki müminlerin maddi ve manevi temizliğiyle alay etmeye kalkmıştır. Hz. Lut, kendilerini defalarca hak yola çağırdığı halde çağrısına icabet etmeyen, inkarda ısrar eden kavmine tepkisini şöyle dile getirmiştir:

 

Dedi ki: "Gerçekten ben, sizin bu yaptığınıza öfke ile karşı olanlardanım." (Şuara Suresi, 168)

Bu ayetten de anlaşıldığı gibi, Hz. Lut, kavminin tüm ısrarlarına ve azgınlığına rağmen, Allah'ın emirlerine uymuş, insanları da buna davet etmiş ve bunda kesin bir kararlılık göstermiştir. Allah'ın razı olmayacağı her türlü davranıştan, kendisinin de razı olmadığını ve buna engel olmak için çaba harcayacağını dile getirmiştir.

 

Hz. Lut, Kavmini Allah'tan Korkup

Sakınmaya Çağırmıştır

Hz. Lut da kavmine ilk olarak Allah'ın görevlendirdiği, güvenilir bir elçi olduğunu ve yaptığı tebliğ karşılığında hiçbir ücret istemediğini bildirerek, onları Allah'tan korkup, sakınmaya davet etmiştir:

 

Hani onlara kardeşleri Lut: "Sakınmaz mısınız?" demişti. "Gerçek şu ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim. Artık Allah'tan korkup-sakının ve bana itaat edin. Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir." (Şuara Suresi, 161-164)

 

İnsanın, Allah'ın beğendiği ahlakı tam olarak yerine getirebilmesi için gerçek anlamda bir Allah korkusuna sahip olması gerekir. Eğer bir insan Allah'tan korkuyorsa, Allah'ın beğenmediği bir ahlakı bile bile üzerinde barındırmaz. Bilmeden yaptığı yanlış bir davranış varsa da doğruyu öğrendiği anda hatalı tavrını düzeltir. Allah'ın hoşnut olacağı bir yaşam sürer ve hem dünyada hem de ahirette güzel bir hayat umabilir. Bu sebeple Hz. Lut gibi tüm elçiler kavimlerini Allah'tan korkmaları konusunda uyarmışlardır.

 

Hz. Lut, Kavmini Aklı Başında Davranmaları ve

Yaptıkları Tavırlardan Dolayı Utanmaları

Konusunda Uyarmıştır

Lut kavminin inkarda diretmesi üzerine Allah onlara göndereceği azabı Hz. Lut'a haber vermeleri için melekler göndermiştir. Gelen melekleri insan zanneden kavim koşarak Hz. Lut'a gelmiştir. Hz. Lut ile kavmi arasında geçen konuşma şu şekildedir:

 

Elçilerimiz Lut'a geldiği zaman, onlardan dolayı kaygılandı, göğsünü bir sıkıntı bastı ve: "Bu, zorlu bir gün" dedi. Kavmi ona doğru koşarak geldi; onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler. "Ey kavmim" dedi. "İşte benim kızlarım, bunlar sizler için daha temizdir. Artık Allah'tan korkun ve beni misafirim önünde küçük düşürmeyin. İçinizde hiç aklı başında olan (reşid) bir adam yok mu?" Dediler ki: "Andolsun, senin kızlarında bizim haktan birşeyimiz (ilgimiz ve arzumuz) olmadığını sen de bilmişsindir. Bizim ne istediğimizi gerçekte sen biliyorsun." (Hud Suresi, 77-79)

 

Görüldüğü gibi, Allah korkusunu bilmeyen Lut kavmi sapkın isteklerini açıkça dile getirebilecek kadar utanma duygularını kaybetmiş insanlardan oluşmaktaydı. Elbette bu, dinsizliğin doğal bir sonucudur. Bu çarpık yapı günümüzün din ahlakından uzak yaşayan toplumlarında da oldukça yaygın ve yadırganmayan bir yapıdır. Çünkü güzel ahlakı, doğruyu ve yanlışı insana öğreten İslam dinidir. Allah korkusu taşımayan ve din ahlakından uzak yaşayan insanların ise vicdanları körelir. Böyle insanların haya ve utanma gibi üstün ahlaki özellikleri ya çok kısıtlıdır ya da hiç yoktur. Kavminin yaptığı bu çirkin teklifin, dinsizliğin getirdiği bir sonuç olduğunu bilen Hz. Lut da kavmine Allah'tan korkmalarını ve kendisini yabancılara karşı utandırmamalarını söylemiştir. Hz. Lut'a elçiler geldiği zaman kavmi ile arasında geçen konuşmaları anlatan ayetlerden bazıları şöyledir:

 

Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi. (Lut onlara) "Bunlar benim konuğumdur, beni utandırıp-dillere düşürmeyin" dedi. "Allah'tan korkup-sakının ve beni küçük düşürmeyin." Dediler ki: "Biz seni 'herkes(in işin)e karışmaktan' alıkoymamış mıydık?" Dedi ki: "Eğer yapmak-istiyorsanız, işte bunlar, benim kızlarım." Ömrüne andolsun ki, onlar, sarhoşlukları içinde kör-sersemdiler. Derken, tan yerinin ağarma vaktine girdiklerinde onları (o korkunç ve dayanılmaz) çığlık yakalayıverdi. Anında (yurtlarının) üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taş yağdırdık. Elbette bunda 'derin bir kavrayışa sahip olanlar' için gerçekten ayetler vardır. O (şehir de) gerçekten bir yol üstünde (hala) durmaktadır. Elbette, bunda iman edenler için gerçekten ayetler vardır. (Hicr Suresi, 67-77)

 

Görüldüğü gibi Hz. Lut'un çağrılarına icabet etmeyen, sapkın ahlakından vazgeçmeyen bu kavim daha dünya hayatında iken şiddetli bir azap ile karşılık almıştır. Bu onların yalnızca dünyada aldıkları karşılıktır; ahirette görecekleri karşılık ise daha şiddetli olacaktır.

2008-11-26 22:44:35
Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top